
Mardin'i fotoğrafta zor kılan şey, aslında onu güzel yapan şeyle aynı: sarı kalker taş. Bu taş ışığı yansıtmaz, emer ve geri verir. Öğle güneşinde her şey düzleşir, gölgeler kaybolur, kareler sıkıcı çıkar. Doğru saatte çekim yaparsanız aynı duvar bambaşka bir dokuya bürünür.
Sabahın ilk saati şehrin doğu cephesi için idealdir. Güneş ovanın üzerinden yükselirken taş önce pembeye, sonra tereyağı sarısına döner. Bu saatte eski şehrin dar sokaklarında uzun gölgeler oluşur; dikey kadraj ve düşük ISO ile çalışmak yeterli. Sokak boşken çekim yapmak isteyenler için de en uygun zaman dilimi burasıdır.
Akşam tarafında iş biraz daha kolay. Gün batımından yarım saat önce başlayan altın saat, teraslardan çekim yapmak için biçilmiş kaftan. Ova ufka kadar açıldığı için katmanlı bir arka plan elde edersiniz: önde taş korkuluk, ortada şehrin çatıları, arkada sonsuz düzlük. Gün battıktan sonraki yirmi dakikalık mavi saat ise minarelerin ve aydınlatılmış cephelerin en dengeli göründüğü andır.
Ekipman tarafında abartıya gerek yok. 35 mm ve 85 mm iki sabit objektif, şehrin hem sokak dokusunu hem de detaylarını karşılıyor. Tripod yalnız mavi saat çekimlerinde gerekli. Son bir not: dar sokaklarda insanların yaşadığı evlerin önündesiniz; kadraja giren kişilere selam vermek, izin istemek fotoğraf kadar önemli.
Diğer Yazılar
Mardin Mutfağının Beş Vazgeçilmezi
Bölge mutfağını tanımak isteyenler için beş temel tabak: ikbebet, kaburga dolması, sembusek, firikli pilav ve mırra.
Devamını Oku
Mardin'de 48 Saat
İki günlük bir Mardin programı nasıl kurulur? Yürüyerek gezilebilecek duraklar, sabah ve akşam saatlerine göre bir güzergâh önerisi.
Devamını Oku